Çocuğumla Nasıl Oyun Oynamalıyım? Çocuğun Oyununa Katılmak Neden Önemli?

Güncelleme tarihi: 4 Eki
“Çocuğumla oyun oynamak istiyorum ama ne yapacağımı bilmiyorum.”
Bu, ebeveynlerden oldukça sık duyduğum cümlelerden biri. Bazen oyuna nasıl başlanacağı bilinmez, bazen çocuk kurulan oyuna hiç ilgi göstermez, bazen de birkaç dakika sonra ebeveyn kendini oyunu yöneten, sürekli yeni fikir üretmeye çalışan kişi olarak bulur.
Oysa çocukla oyun oynamak her zaman yaratıcı oyunlar bulmak, yeni oyuncaklar almak ya da uzun süre yerde oturmak anlamına gelmez.
Bazen iyi bir başlangıç için gereken şey çok daha basittir:
Çocuğun ne yaptığına bakmak ve onun bulunduğu yere katılmak.
Çocuklar İçin Oyun Neden Önemlidir?
Oyun, çocukluk döneminde yalnızca eğlenceli vakit geçirmenin bir yolu değildir. Çocuklar oyun sırasında ilişki kurar, keşfeder, tekrar eder, problem çözer, duygularını ifade eder ve çevreleriyle ilgili deneyimlerini anlamlandırırlar.
Özellikle küçük çocuklarda oyun ve karşılıklı etkileşim; sosyal, duygusal, iletişimsel ve bilişsel gelişimin önemli parçalarındandır.
Bir çocuk ebeveynine bakar, bir ses çıkarır, bir oyuncağı gösterir ya da yaptığı bir şeyi tekrarlar. Ebeveyn bunu fark edip karşılık verdiğinde küçük bir etkileşim döngüsü oluşur. Bu karşılıklı alışverişler zaman içinde iletişim ve ilişki kurma becerilerini destekleyen deneyimlere dönüşür.
Bu nedenle oyunda yalnızca “Ne oynadık?” sorusu değil, “Oyun sırasında birbirimizle ne kadar bağlantı kurduk?” sorusu da önemlidir.
Çocuğumla Nasıl Oyun Oynamalıyım?
Ebeveynler bazen oyuna katılmayı çocuğa yeni bir oyun öğretmek ya da oyunu daha “geliştirici” hâle getirmek olarak düşünebilir.
Çocuk arabayı ileri geri sürüyorsa:
“Arabaları yarıştırabiliriz.”
Kule yapıyorsa:
“Hadi bir ev yapalım.”
Hayvanları yan yana diziyorsa:
“Şimdi bunları çiftliğe götürelim.”
Bunların hiçbiri yanlış değildir. Ancak her seferinde oyuna yeni bir yön vermek, bazen çocuğun başlattığı etkileşimi kaçırmamıza neden olabilir.
Özellikle Floortime yaklaşımında önemli noktalardan biri çocuğun liderliğini takip etmektir.
Bu, çocuğu tamamen kendi hâline bırakmak anlamına gelmez. Amaç çocuğun ilgisini bir buluşma noktası olarak kullanmak ve buradan karşılıklı etkileşimi genişletmektir.
Çocuk arabayı tekrar tekrar sürüyorsa hemen yeni bir senaryo kurmak yerine yanına başka bir araba alabilirsiniz.
O “vınnn” diyorsa siz de “vınnn” diyebilirsiniz.
Size bakarsa gülümseyebilirsiniz.
Arabanızı onun arabasına yaklaştırabilir, sonra biraz bekleyebilirsiniz.
Böylece başlangıç noktası yetişkinin fikri değil, çocuğun ilgisi olur.
Önce İzleyin, Sonra Katılın
Çocuğunuzla nasıl oyun oynayacağınızı bilmiyorsanız, oyuna hemen müdahale etmek yerine birkaç dakika gözlemlemek iyi bir başlangıç olabilir.
Kendinize şunları sorabilirsiniz:
Çocuğum şu anda neyle ilgileniyor?
Neyi tekrar tekrar yapıyor?
Hangi seslere, hareketlere veya yüz ifadelerine tepki veriyor?
Ben ne yaptığımda bana bakıyor?
Neyi yaptığımızda aramızdaki etkileşim biraz daha uzuyor?
Bu küçük ipuçları, çocuğunuzun sizi oyununa davet ettiği yerleri fark etmenize yardımcı olabilir.
Oyunda Çocuğun Liderliğini Takip Etmek Ne Demektir?
Çocuğun liderliğini takip etmek, onun yaptığı her şeyi yalnızca taklit etmek değildir.
Amaç, çocuğun ilgisinden yola çıkarak karşılıklı bir ilişki kurabilmektir.
Örneğin çocuğunuz sürekli minderlerin üzerine atlıyorsa ona masa başında başka bir oyun önermek yerine bir süre onun hareketine katılabilirsiniz.
“Hop!”
O atlar.
Siz beklersiniz.
Size bakar.
“Bir daha mı?”
Tekrar atlar.
Burada dışarıdan bakıldığında çok basit bir oyun vardır. Fakat ilişkinin içinde sıra alma, ortak dikkat, beklenti, beden dili, duygunun paylaşılması ve karşılıklı iletişim bulunabilir.
Floortime yaklaşımında da çocuğun ilgisini takip etmek, karşılıklı etkileşim döngülerini açmak ve bunları giderek genişletmek temel unsurlar arasındadır.
Her Oyun Oyuncakla Oynanmak Zorunda Değildir
Bazen ebeveynler “Ne oynayacağım?” sorusunun cevabını oyuncaklarda arar.
Oysa özellikle küçük çocuklarda en güçlü oyunlardan bazıları oyuncaksızdır.
Saklanıp “cee” yapmak, kovalamaca oynamak, yastıkların üzerine atlamak, komik sesler çıkarmak, şarkının bir yerinde durup çocuğun devamını beklemek, birlikte dans etmek veya sırayla birbirini taklit etmek de oyundur.
Burada önemli olan kullanılan materyalden çok, iki kişi arasında oluşan karşılıklılıktır.
Theraplay Perspektifinden: Oyunda İlişkiyi Hissetmek
Theraplay yaklaşımında oyun, ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkiyi destekleyen bir araç olarak ele alınır.
Yaklaşım; yapı, bağlılık/etkileşim, bakım ve uygun düzeyde zorlayıcılık gibi ilişki boyutlarına odaklanır.
Bazen kısa ve basit bir oyun içinde çocuk:
“Benimle ilgileniyor.”
“Beni görüyor.”
“Burada güvendeyim.”
“Birlikte eğlenebiliyoruz.”
gibi ilişkisel deneyimler yaşayabilir.
Bu nedenle iyi bir oyun her zaman uzun, öğretici ya da karmaşık olmak zorunda değildir. Bazen birkaç dakikalık sıcak ve karşılıklı bir etkileşim, uzun süre yetişkin tarafından yönetilen bir oyundan daha anlamlı olabilir.
Çocuğum Benimle Oyun Oynamıyorsa Ne Yapabilirim?
Bazı çocuklar ebeveynlerinin oyuna katılmasına hemen izin vermeyebilir. Yetişkin oyuncağa dokunduğunda kızabilir, kendi oyununa devam edebilir ya da etkileşim kısa sürede sona erebilir.
Böyle durumlarda çocuğun oyununa daha yavaş yaklaşmak yardımcı olabilir.
Oyunu değiştirmeden yanında bulunmak, yaptığı şeyi yorumlamak, benzer bir materyalle paralel oynamak veya çocuğun size yöneldiği küçük anları fark etmek başlangıç olabilir.
Amaç çocuğun oyununu ele geçirmek değil, oyunun içinde size de yer açılabileceği bir ilişki kurmaktır.
Bazı çocuklarda bu alan hemen açılır; bazılarında ise zaman ve tekrar gerekir.
Çocuğumla Sürekli Oyun Oynamak Zorunda mıyım?
Hayır.
Çocuğun gelişimini desteklemek için ebeveynin gün boyunca sürekli oyun arkadaşı olması gerekmez.
Ebeveynlerin yorulduğu, başka işleri olduğu veya oyun oynamak istemediği zamanlar olabilir. Çocukların kendi başlarına oyun kurmaları da değerlidir.
Burada önemli olan “günde kaç dakika oyun oynadım?” hesabından çok, birlikte olduğunuz bazı anlarda gerçekten orada olabilmektir.
Bazen telefondan uzak, çocuğun ilgisini takip ettiğiniz on dakika; yan yana geçirilen ama birbirinizle çok az temas kurduğunuz daha uzun bir zamandan farklı bir deneyim yaratabilir.
Bu nedenle oyun süresini bir performans ölçüsüne dönüştürmek yerine ilişkinin niteliğine bakmak daha anlamlıdır.
Oyunda Öğretmeye Çalışmak Gerekir mi?
Oyun sırasında renkleri, sayıları, hayvanları veya kelimeleri öğretmek elbette mümkün.
Ancak her oyunun bir öğrenme etkinliğine dönüşmesi gerekmez.
Bazen yetişkinin sürekli soru sorması:
“Bu ne renk?”
“Bu hangi hayvan?”
“Kaç tane var?”
“Bunun adı ne?”
oyunun doğal akışını değiştirebilir.
Bunun yerine çocuğun yaptığı şeye eşlik eden yorumlar kullanabilirsiniz:
“Kule çok yükseldi.”
“Araba hızlandı!”
“Hop, düştü!”
“Bir daha istedin.”
Böylece dil yine oyunun içinde bulunur ancak çocuk kendisini sürekli cevap vermesi gereken bir durumda hissetmez.
Evde Çocuğunuzla Oyun Oynarken Deneyebileceğiniz 5 Küçük Adım
1. Önce izleyin.Oyuna hemen bir fikir eklemeden önce çocuğun neyle ilgilendiğini fark edin.
2. Onun ilgisine yaklaşın.Çocuğun seçtiği oyuncak, hareket, ses veya etkinlik sizin başlangıç noktanız olabilir.
3. Daha az soru, daha fazla eşlik deneyin.Sürekli soru sormak yerine ses, mimik, hareket ve kısa yorumlarla oyuna katılın.
4. Bekleyin.Her boşluğu doldurmak zorunda değilsiniz. Bazen birkaç saniyelik bekleme çocuğa size bakması, bir hareket yapması veya oyunu sürdürmesi için alan verir.
5. Karşılıklı anları yakalayın.Size baktığı, güldüğü, bir şeyi uzattığı, sizi taklit ettiği ya da sizin tekrar yapmanızı beklediği anları fark edin. Oyunu tam da bu küçük karşılıklı anların üzerinden büyütün.
“Doğru Oyun” Aramak Yerine Çocuğunuzu Arayın
Çocuğuyla nasıl oyun oynayacağını bilemediğini söyleyen birçok ebeveyn aslında daha fazla oyun fikrine değil, çocuğun oyununa nereden gireceğini keşfetmeye ihtiyaç duyar.
Çünkü oyunun amacı her zaman bir şey öğretmek, ortaya güzel bir ürün çıkarmak ya da çocuğu sürekli eğlendirmek değildir.
Bazen oyun, iki kişinin birbirini bulduğu yerdir.
Çocuğunuzun baktığı yere bakmak, yaptığı sesi duymak, tekrarını beklemek ve onun başlattığı küçük bir etkileşime cevap vermek…
İlişki çoğu zaman tam da bu küçük anlarda büyür.
Sık Sorulan Sorular
Çocuğumla günde ne kadar oyun oynamalıyım?
Her çocuk ve ailenin günlük yaşamı farklıdır; bu nedenle tüm çocuklar için geçerli tek bir ideal oyun süresinden söz etmek doğru değildir. Süreden çok, birlikte geçirilen zamanda karşılıklı ilgi ve etkileşimin niteliği önemlidir.
Çocuğum tek başına oynuyorsa yanına katılmalı mıyım?
Her zaman değil. Bağımsız oyun da çocukluk döneminin doğal bir parçasıdır. Çocuğunuzun oyununa zaman zaman katılabilir, zaman zaman da kendi oyununu sürdürmesi için alan bırakabilirsiniz.
Çocuğum oyun sırasında sürekli aynı şeyi yapıyor. Değiştirmeli miyim?
Tekrar, özellikle erken çocukluk döneminde oyunun doğal bir parçası olabilir. Önce çocuğun bu tekrardan ne elde ettiğini gözlemlemek yararlıdır. Daha sonra ilgisini bozmadan oyuna küçük farklılıklar eklenebilir.
Çocuğum benimle oyun oynamak istemiyor. Bu bir sorun mu?
Tek başına bu durum üzerinden bir sonuca varmak doğru olmaz. Çocuğun yaşı, gelişim özellikleri, mizacı ve farklı kişilerle nasıl etkileşim kurduğu birlikte değerlendirilmelidir. Sosyal etkileşim, iletişim veya oyun becerileri konusunda başka endişeler de varsa gelişimsel değerlendirme düşünülebilir.
Oyun sırasında çocuğuma soru sormalı mıyım?
Sorular oyunun bir parçası olabilir; ancak art arda çok sayıda soru oyunu bir sınav gibi hissettirebilir. Bazen soru sormak yerine çocuğun yaptığını yorumlamak, taklit etmek ve onun tepkisini beklemek karşılıklı etkileşimi daha fazla destekleyebilir.
Kaynakça
Center on the Developing Child at Harvard University. Serve and Return: Back-and-Forth Exchanges.
Greenspan, S. I., & Wieder, S. (2003). Climbing the symbolic ladder in the DIR model through floor time/interactive play.
Money, R., Wilde, S., & Dawson, D. (2021). The effectiveness of Theraplay for children under 12: A systematic literature review. Child and Adolescent Mental Health, 26(3), 238–251.
Salo, S. ve ark. (2020). The impact of Theraplay therapy on parent-child interaction and child psychiatric symptoms: A pilot study. International Journal of Play.
Theraplay Institute. Core Concepts of Theraplay.
Görsel Kaynak: Hannie Bee OT


Yorumlar